Osteoporoz Nedir?

Kategori: Kadın Sağlığı | 0

Yrd. Doç. Dr. Ayşe KONAÇ

Kemikler: Vücudumuzdaki kemikler  kasları destekler, hayati organları korur ve hücrelerin çalışması için temel gereksinimlerden biri olan kalsiyumu depolarlar . 50 yaşın üzerinde her üç kadından birinde  ve 50 yaş üzerinde 5 erkekten birinde görülmektedir.

Kemikler yaş ilerledikçe vücuttaki kalsiyumu kaybederek, delikli, zayıf ve kolay kırılabilir hale gelirler. Kemiğin iç yapısı ve kalitesi bozulur, vücudun kemik çatısı zayıflar. Osteoporotik kişilerde kemikler ağırlığını kaybetmişlerdir.

Osteoporozu olan kişilerde hayatın erken dönemlerinde kemik dokusu daha az gelişmiştir ya da bu kişilerde ileri yaşlarda görülen kemik kaybı diğerlerine oranla daha hızlıdır. 65 yaşın üstündeki pek çok kadın ve erkekte kalça, omurga, el bileği ve diğer kemiklere ait kırıklara rastlanmaktadır.

Osteoporoz tedavi edilmez ise kemik ağrısı, şekil bozuklukları ortaya çıkabilir ve kişi giderek birilerine bağımlı bir hale gelebilir ve aktif yaşamdan giderek uzaklaşır. Yaşam kalitesi bozulur ve depresyon gibi psikolojik sorunlar yaşayabilir.  Osteoporoz ağrı yapmadığı için sinsice, sessizce ilerleyerek en ufak bir travmada kırığa neden olabilir.  Düzenli olarak takiplere gitmek, gerekirse kemik  ölçümleri  ve kan tetkiklerini yaptırmak hastalığın erken teşhisi için altın standarttır.

  1. Kadınlarda düşük östrojen, erkeklerde düşük testosteron düzeyleri
  2. Yaş ilerledikçe osteoporoz riski artmaktadır, özellikle kadınlarda 65 yaş üzerinde ve erkeklerde 70 yaş üzerinde
  3. Menopoza girmiş olmak (Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişmektedir ki, bunun sorumlusu östrojen  düzeyindeki azalmadır)
  4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.
  5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma ile kemik kütlesi de azalabilmektedir (Erkeklerde gonad fonksiyonunun; işlevinin herhangi bir nedenle azalması osteoporoza bağlı kırıklara yol açabilmektedir).
  6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D eksikliği
  7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması, (egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği kanıtlanmıştır).
  8. 40 yaştan sonra travma olmaksızın veya çok ufak travma ile geçirilmiş kırık öyküsü
  9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.
  10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak,
  11. Sigara içiyor olmak veya geçmişte sigara içme öyküsü
  12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek,
  13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi),
  14. Bazı hastalıkların olması. Örneğin; şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar oteoporoza neden olabilmektedirler.

 

Tanı

Osteoporoz hastalığının sebebinin araştırılmasında, tanısında hastalığın takibinde sadece muayene yeterli değildir; film, kemik yoğunluğu ölçümleri, kan ve idrar incelemeleri de gerekmektedir. Direkt radyografiler hastada bel, sırt ağrısı yapacak başka sorunlar olup olmadığını veya omurgalarda kırık olup olmadığını değerlendirmek açısından gereklidir.

Kemik yoğunluk ölçümleri 1.5-2 yıl ara ile yapılan incelmelerdir ve kontrollerde karşılaştırma yapılabilmesi açısından aynı aletle yapılması önerilmektedir.

 

Belirtiler

Hastalık hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir ve kontroller sırasında tanısı konabilir. Osteoporozda belirtiler: Bel ve sırt ağrısı, boyda kısalma, omurgada kırık sırtta kamburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma  el bileğinde kırık, kaburga kırıkları ve kalça kemiğinde kırıklar  oluşabilir.

 

Tedavi

Eriyen kemiği tekrar yerine koymak oldukça zor, pahalı ve uzun zaman alan bir olaydır, dolayısı ile risk faktörlerini belirlemek ve osteoporozu önlemek ve erken tanı konması son derece önemlidir.

 

Tedavide;

  1. Yaşam tarzında değişiklikler yaparak düşmeyi azaltacak önlemler almak,
  2. Doktorunuzca önerilen egzersiz programlarını uygulamaya çalışmak,
  3. Beslenmesini önerilen şekilde düzenlemek,
  4. İlaçlarınızı düzenli kullanmak ve yine düzenli doktor kontrolüne gitmek,
  5. Osteoporozun önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu bilmek gerekmektedir.  Osteoporoz tedavisinde kullanılan ilaçlar.

 

Hormon Tedvisi

Östrojen ve progesteron tedavisi

Hormonal tedavi olarak bilinir ve menopoza giren kişilerde ateş basması, boyun ve yüzde kızarıklıklar, lekeler, terleme, üşüme, titreme, cinsel ilişki sırasında rahatsızlık duyma, depresif belirtiler ve osteoporozu önlemek amacı ile kullanılır.

Kalsiyum tedavisi

Hem kadın hem de erkeklerde iskelet sisteminin gelişmesi ve kemik yoğunluğunun devamı için ömür boyu yeterli kalsiyum alımı önemlidir. Puberte çağında 1000-1500 mgr Erişkinlerde 800-1000 mgr Kadınlarda postmenopozal dönemde ve her iki cinste yaşlılık sürecinde 1500 mgr günlük kalsiyuma gereksinim vardır.

D vitamini

Besinlerle alınır ve eğer direkt güneş ışığına maruz kalınırsa deriden sentezlenir. Günlük ihtiyaç 400-600 ünitedir. Menopoz sonrası bu gereksinim 800 üniteye çıkar. Aktif D vitamini metabolitleri Osteoporozlu hastalarda kalsiyumun emilimini düzenlerler ve ideal tedavi dozu günde 50 mikrogramdır.

Kalsitonin

Osteoporozda kemik kaybını önlemektedir. Ayrıca osteoporoza bağlı kemik ağrılarını azaltan bir etkisi de vardır. Kalsitoninler ampul ve burun spreyi şeklinde uygulanabilirler.

Bifosfonatlar

Kemikte yıkım yapan hücrelerin faaliyetini baskılayan sentetik maddelerdir.  Ülkemizde etidronat, alendronat ve risedronat adlı bifosfonatların osteoporoz tedavisi için ruhsatı vardır. İbandronat ve Zoledronik asit gibi yeni bifosfonatlar ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.

Parathormon

Düşük dozlarda kullanılırsa kemik yapımını artırmaktadır. Raloksifen “Selektif ostrojen reseptör modülatörü” olarak bilinir. Menopoz döneminde osteoporozdan korunmada ve tedavide etkilidir.  Osteoporoz tedavisinde kullanılan ilaçların tümü doktor önerisi ile ve yine doktor kontrolü altında kullanılarak etkili olabilir.

Beslenme

Diyetle yeterli miktarda kalsiyum almak gerekir. 35 yaşından sonra kuvvetli kemiklere sahip olmak isteyen herkesin günde 1000 miligram elementer kalsiyum alması gerekir. Osteoporoz riski taşıyanlarda ise kalsiyum alımı 1500 miligrama kadar çıkarılmalıdır.  Diyetle kalsiyum alımı artırılırken, düşük yağ içeren besinler alınmalıdır ama böbrek taşı veya başka bir hastalık varsa, kalsiyum tabletlerini almadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Fiziksel aktivite

Kemik sağlığının korunması ve osteporozun önlenmesi için düzenli fiziksel aktivite çok önemlidir. Yürüyüş yapmak, tenis oynamak, dans etmek, merdiven çıkmak gibi egzersizlerdir. Kemiklerin güçlenmesi ve sağlıklı bir yaşama sahip olunması açısından yürüyüş en iyi fiziksel aktivitelerden biridir.  Hiçbir egzersiz doktorun onayı alınmadan yapılmamalıdır.

Egzersiz ve fiziksel aktivitenin yararları

  1. Kemik kitlesindeki kaybı yavaşlatır.
  2. Kemik kitlesini artırır ve kırığı önler.
  3. Eklem esnekliğini ve sağlamlığını destekler.
  4. Denge sağlamayı geliştirerek düşmeyi önler.
  5. Kas gücünü geliştirir.
  6. Postürü korur.
  7. Kalp ve solunum sisteminin dayanıklılığını artırır.
  8. Ruhsal dengeyi geliştirir, psikolojik ve sosyal güveni artırır.

Germe egzersizleri

Ayakta dururken veya yatarken önce rahat bir pozisyon alınır. Daha sonra kollar yukarı uzatılır ve parmak ucunda yükselip, derin bir solunum ile 30 sn.germe pozisyonunda kalınır. Takiben tüm kasları gevşeterek normal pozisyona dönülür.  Bacak arkasındaki kasları germek için bir çarşaf kullanılabilir. Yavaşça gerilip bırakılır ve diğer bacağa uygulanır. Ayakta dururken kollar gergin olarak öne uzatılır ve eller kenetlenir. Daha sonra gevşetilir.

Denge egzersizleri

Düz bir çizgide yürümek veya kollar yana açılmış olarak 30-60 saniye tek ayak üzerinde durmak dengeyi geliştirir. Aerobik egzersizler step yapmak, dans etmek, tempolu yürüyüşler, merdiven inip çıkmak gibi aktiviteler bu grupta yer alır.

Yüksek etkili egzersizler

Bu grup egzersizler kolları yukarı doğru uzatarak zıplama, veya kollar yanda iken kolları ve bacakları yana açarak zıplama tarzındadır. Erken dönemde, menopozdan önce başlanması önerilir.  Eklem, denge sorunu olanlara önerilmez.

 

Dünya Sağlık Örgütü Osteoporoz Kriterleri

Normal : Genç erişkine göre kemik mineral yoğunluğunun 1 standart sapmanın altında olmasıdır (T skoru > ya da eşit -1).

Osteopeni : (Düşük Kemik Kütlesi): Kemik mineral yoğunluğunun genç erişkine göre -1 ile -2.5 standart sapma arasında olmasıdır (T skoru > -2.5 ve T skoru < -1 ).

Osteoporoz : Kemik mineral yoğunluğunun genç erişkine göre 2.5 standart sapma ya da daha düşük olmasıdır (T skoru -2.5 ya da daha düşük).

Yerleşmiş osteoporoz : Kemik mineral yoğunluğunun genç erişkine göre 2.5 standart sapma ya da daha altında olması ve ek olarak bir veya daha fazla kırık saptanmasıdır.

Osteoporoz ile ilişkili olan hastalıklar:

  • Çölyak hastalığı
  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım bronşiale
  • Hiperparatiroidi
  • Hipertiroidi
  • İnflamatuvar barsak hastalığı
  • Böbrek taşı hastalığı
  • Romatoid artrit hastalığı
  • Kanser

Osteoporoz ile ilişkili kemiğe olumsuz etkisi olan ilaçlar:

  • Epilepsi ilaçları
  • Meme kanseri için kullanılan bazı ilaçlar
  • Kortizon
  • Proton pompa inhibitörleri
  • Selektif seratonin geri alım inhibitörleri
  • Tiroid hormon tedavisi
  • Lityum
  • Metotrexat
  • Antiasitler

Değiştirilemeyen risk faktörleri:

  • Yaş
  • Kadın cinsiyet
  • Aile öyküsü
  • Daha önceki kırık öyküsü
  • Irk, etnik köken
  • Menopoz,
  • Histerektomi
  • Uzun süreli glukokortikoid tedavi
  • Romatoid artrit

Değiştirilebilen risk faktörleri:

  • Alkol
  • Sigara
  • Düşük vücut kütle indeksi
  • Beslenme sorunları
  • Vitamin D yetersizliği
  • Yetersiz egzersiz
  • Diyet ile düşük kalsiyum alımı

Günlük önerilen kalsiyum miktarları:

Çocuklar mg/gün
0-12 ay 400
1-3 yaş 500
4-6 yaş 600
7-9 yaş 700
10-18 yaş 1300
19 yaş-menopoz 1000
Menopoz sonrası 1200
Hamilelik 1200
Erkek  
19-65 yaş 1000
65 yaş üzeri 1200

 

Bazı yiyeceklerdeki kalsiyum miktarı:

Yiyecek Miktar Kalsiyum (mg)
Süt yarım yağlı 1 bardak 200 ml 240
Süt yağlı 1 bardak 244
Yoğurt, az yağlı meyveli 1 kap 150 g 210
Yoğurt, az yağlı düz 1 kap 150 g 243
Yayık ayranı 1 kap 280
Kaşar peyniri 1 kalın dilim (45 g) 146
Lor peyniri ½ kap 301
Cheddar peyniri 1 dilim 40 gr 296
Brokoli 85 g 34
Kıvırcık lahana 95 g 143
Badem 12 adet – 26 g 62
Susam 1 çorba kaşığı 80
Fındık 20 adet 28
Ceviz 12 yarım 38
Sütlaç 1 porsiyon 200 g 176
Dondurma (sütlü, vanilyalı) 1 pozisyon 75 g 75
Cheescake Ortalama dilim 120 g 94
Sardalya 1 porsiyon 100 g 500
Ekmek 1 dilim 30 g 53
Kayısı 4 adet 160 g 117
İncir 4 adet 220 g 506
Portakal Soyulmuş 160 g 75
Omlet peynirli 2 yumurta ile 120 g 344
Lazanya 1 porsiyon 420 g 420
Peynirli makarna 1 porsiyon 220 g 374
Pizza (peynir/domates) 410 g 873

 

Düşmelerin Önlenmesi

Osteoporozlu ve yaşlı kimselerde günlük hayatta düşmeler sonucu kırıklar olabilmekte, sıklıkla omurlarda, kalça, el bileğinde gelişen bu tür kırıklar, sakat bırakabilir hatta ölümlere bile neden olabilir. 65 Yaş üzeri her üç kişiden biri düşmektedir. Kalça kırıklarının %90’ı bu tarz düşmeler sonucu oluşmaktadır. Özellikle ileri yaşlardaki görme problemleri, denge bozuklukları, demans, uzun süre hareketsiz kalmak, uyku için kullanılan ilaçlar, düşmelerin artmasına, dolayısı ile kırık oluşmasına yol açabilen en sık karşılaşılan sorunlardır.

Düşmeleri önlemek için  dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Düzenli olarak egzersiz yapılmalı
  2. Kullanılan ilaçların mutlaka doktor kontrolünde olmalı
  3. Göz ile ilgili varsa sorunların giderilmesi, düzenli doktor kontrolüne gidilmeli
  4. Evde düşmelere neden olabilecek engeller ortadan kaldırılmalı

Düşmelerin bir çoğu evde gerçekleşmektedir. Bu nedenle evde bazı şeylere dikkat edilmesi gerekir bunlar özetle :

  • Evin merdivenlerinde ya da yol üzerinde ayağın takılacağı kitap, kıyafet, ayakkabı v.s  eşyalar ortadan kaldırılmalı.
  • Ayağın takılabileceği küçük kilim veya halılar yere sabitlenmeli.
  • Kullanacağınız eşyalar, el uzatarak ulaşılabilecek yükseklikte olmalı.
  • Banyo küveti ve klozetin kenarlarına tutamak yaptırılabilir.
  • Küvetin ya da duş kabininin zeminine kaymayan bir materyal konulmalı.
  • Yaş ilerledikçe görmek çeşitli nedenlerle zorlaşır ve bu nedenle evin ışıklandırması gözden geçirilmeli ve gerekli ise arttırılmalı.
  • Merdivenlerin iyi aydınlatılmalı.
  • Ev içinde terlik yerine ev ayakkabısı giymeyi tercih edilmeli.
  • Temizlik sonrası yerler iyice kurulanmalı
  • Aydınlatılmalar iyi yapılmalı gerekirse gece lambası kullanılabilir
  • Gece uyurken her ihtimale karşı yatağın yakınında telefon bulundurulmasında fayda var
  • Ayrıca acil aranacak numaraların bulunduğu bir liste yine telefonun yanında bulundurulmasında fayda var

Düşmelerin çoğu kaza ile olmaktadır ancak, evde alınacak basit önlemlerle bu kazaları en aza indirmek gerekir.

Bir Cevap Yazın