Aile Planlaması

Kategori: Kadın Sağlığı | 0

Yrd. Doç. Dr. Ayşe KONAÇ

Aile Planlaması

Aile planlaması, istenildiği zaman istenildiği fakat plansız programsız olarak yapılan doğumlar hem anne hem bebek hem de aile düni üzerinde gerek sağlık gerek maddi manevi bir yıkım oluşturabilmektedir. Bu nedenle anne ve baba adayının kontrolünde sağlıklı ve mutlu bir şekilde bakabileceğiniz kadar bebek sahibi olmak mutlu bir aile tablosunun olmazsa olmazıdır ve aile planlaması bunu sağlamak ve bu konuda ailelere yardımcı olmakla sorumludur.

Son yıllarda  hem kadınlar, hem de erkekler için geliştirilmiş, son derece güvenilir ve etkili korunma yöntemleri mevcuttur. Buna rağmen dünyada ve ülkemizde çiftlerin oldukça büyük bir kısmı hala geleneksel, etkinliği ve güvenilirliği son derece düşük, sağlık açısından son derece sakıncalı yöntemlerle doğum kontrolü uygulamaya çalışmaktadır. Bu duruma neden olan faktör maalesef çiftlerin doğum kontrolü hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan kulaktan dolma bilgilerle korunmaya çalışmalarıdır. Her ailenin ihtiyacı olan ve uygun olan korunma yöntemleri farklıdır.

Günümüzde kadınların da yoğun çalışma hayatına girmesi , çiftlerin çocuk sahibi olma planlarını daha ileri yaşlara ertelemelerine sebep olmaktadır.

Aile planlamasının amacı çiftlerin istedikleri zaman çocuk sahibi olmalarına yardımcı olmak, onları kendilerine en uygun korunma yöntemleri konusunda aydınlatmak ve birlikte en uygun yöntemi seçip uygulamaktır.

 

Aile Planlaması Yöntemleri

İdeal  Doğum Kontrol Yöntemi:

  • Gebeliği kesin olarak önlemeli,
  • Sağlığa zarar vermemeli,
  • Kolay uygulanabilir olmalı,
  • Maliyeti düşük olmalıdır.

Doğum kontrol yöntemleri  geçici ve kalıcı yöntemler olarak 2 ye ayrılır. Hangi doğum kontrol yönteminin size uygun olduğunu kadın doğum doktorunuz muayene ve değerlendirmelerine göre belirleyip sizi bu konuda mutlaka bilgilendirecektir.

 

Geçici Yöntemler

Kullanılması bırakılınca etkisi hemen sona eren ve üreme yeteneğine herhangi bir zararı olmayan yöntemlerdir.

Bu yöntemler başlıca:

  • Doğum Kontrol Hapları,
  • Kola Takılan PATCH,
  • Koruyucu İğneler (1 aylık-3 aylık),
  • Ertesi gün Hapları,
  • Koruyucu Çubuklar (İmplant-İmplanon),
  • Rahim İçi Araçlar (Spiral),
  • Prezervatif (Kondom-Kılıf),
  • Femidom ( kadınlar için prezervatif) ve diafram ve spermisitler.

 

Kalıcı Yöntemler

Artık bebek sahibi olmayı kesinlikle düşünmüyorsanız en uygun yöntem tüplerin bağlanmasıdır.

  • Kadın için tüplerin  bağlanması
  • Erkek için sperm kanallarının bağlanması (Vazektomi)

 

Kadınlar İçin Prezervatif

Özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve aynı zamanda gebelikten de korunmak için en etkili yöntem prezervatif olmasına rağmen erkeklerin önemli bir kısmı prezervatif kullanmayı istemiyor. ABD’de “Realty”, Türkiye’de “Femidon” adıyla kadınlar için yeni bir prezervatif üretildi ve hemen hemen tüm eczanelerde bulunmakta.

Femidom 17 cm. uzunluğunda, yumuşak ve ince poliüretan tabakasından üretilmiştir ve vajinanın içini tümüyle kaplar. Çok ince, kaygan ve yumuşak bir yapıya sahip olduğundan, birleşme sırasında his kaybına neden olmaz. Yan etkisi olmayan, allerji ve irritasyon yaratmayan bir korunma yöntemidir. Kokusuzdur. Vajinaya yerleştirildiğinde hemen vücut ısısıyla ısınır ve nemlenir. Üretiminde kullanılan silikon bazlı yağ, hareketi kolaylaştırır ve ses çıkarmaz. Her yaştaki kadınlar kullanabilir. Kadınların vücudu için özel olarak tasarlanmıştır, ölçü problemi yaşanmaz.Cinsel ilişkiden 8 saat öncesine kadar takılabildiğinden, ilişkinin bölünmemesini sağlar.Hamileyken ve regl dönemlerinde kullanılabilir. Doğum kontrol haplarıyla birlikte kullanılabilir.

Aynı zamanda Femidom, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan da korunmayı sağlar.

İlk kullanımı zor gelebilir; İlişki sonrası kalkmadan önce meninin dışarı sızmasını önlemek için doğru çıkarılmalıdır.

 

Diafram:

Yine kadınlar için üretilmiş, rahim ağzına geçirilen kenarları daha sert kauçuktan yapılmış bir maddedir. Rahim ağzını kapatarak spermlerin rahim içerisine geçişini engeller ve sperm öldürücü maddelerle birlikte kullanıldığında koruyuculuğu daha da artar. Diafram tarafından tam olarak engellenemeyen spermler spermisit jellerle etkisiz hale gelir.

İlişkiden yaklaşık 1 saat kadar önce kadın tarafından rahim ağzına yerleştirilir ve ilişkiden sonra en az 6 saat yerinde kalması sağlanır. HIV dahil cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasını engellemez. Alışana kadar kullanımında aksaklıklar görülebilir.

 

Spermisitler:

Köpük, tablet ve jel şeklinde bulunan spermisitler vagen içerisinde bulunan spermlerin yok edilmesini sağlarlar. Koruyuculuğu düşüktür.

 

Rahim İçi Araçlar (Spiral):

Rahim içi araçlar (diğer adı ile spiral ) rahim içinde yabancı bir madde gibi reaksiyon yaratarak etkisini gösterir, spermin rahim içinden geçip yumurta hücresini döllemesini, döllenmiş yumurtanın rahim içerisine yerleşmesini engelleyerek gebeliği önler.

Koruyuculuğu ortalama %97-99 dur ve yaklaşık 10 yıl koruma sağlar. Çıkarıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez, özellikle prezervatif kullanmaktan hoşlanmayan, kontrol haplarının kullanılması tıbben sakıncalı olan ya da düzenli ilaç içme alışkanlığı olmayan kadınlar için büyük kolaylıktır.

Rahim içi araç adetin 2.-5. günleri arasında uygulanır. Jinekolojik muayene ve ultrasonografiyi takiben rahim ağzı dezenfektan bir solusyon ile temizlenir. Rahim ağzı özel bir aletle sabitlenerek spiral rahim kanalından geçirilip rahim içine yerleştirilir. Bir kaç saniye süren bu işlem sırasında bazen ağrı hissedilebilir. Eğer herhangi bir enfeksiyon durumu varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten sonra takılmalıdır.

Spiral ile adet miktarı artabilir, süresi uzayabilir. Adet sancılarına neden olabilir. Hasta mutlaka hijyenine dikkat etmelidir.

 

Ertesi Gün Hapları:

Bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Herhangi bir korunma yöntemi uygulamadan cinsel ilişki sonrası veya kullanılan doğum kontrolunun başarısız olma ihtimaline karşı (prezervatifin yırtılma, delinme, yerinden çıkması, rahim içi aracın yerinden kayması gibi ) oluşabilecek muhtemel gebeliğin önlenmesinde  ya da tecavüz v.s gibi durumlarda kullanılması uygundur.

Korunmasız cinsel ilişkiden sonra ilk 72 saat içinde yüksek doz östrojen ve progesteron hormonu içeren ya da sadece progesteron içeren hap ağız yoluyla alınır. Bu haplar rahim iç zarının özelliğini bozarak döllenmiş yumurtanın rahim içerisine yerleşimini engeller. 12 saat içinde doz tekrarlanır, eğer adet gecikmesi olursa gebelik araştırılmalıdır.

Eczanelerde değişik isimlerde reçetesiz olarak satılmaktadır. Koruyuculuk oranı ilk 24 saat içinde alınırsa %95, ikinci gün %85, üçüncü gün %58 dir, 72 saat sonunda koruyuculuğu son derece düşüktür. Ertesi gün hapları çok özel durumlarda uygulanması gereken bir yöntemdir ve alışkanlık haline getirilmemelidir.

Yüksek doz östrojen içerikli olan haplar doğum kontrol hapı kullanması sağlık açısından sakıncalı olan kişilerde tehlikeli olabilir. Ayrıca koruyuculuğunun %100 olmadığını bilmek gerekir. Oluşmuş bir hamilelik üzerine etkisi yoktur.

Mide bulantısı, kusma, meme hassasiyeti, baş ağrısı, karın ağrısı ve lekelenme tarzında kanama gibi yan etkiler görülebilir.

 

Vajinal halka:

5.4 santimetre çapında ve 4 milimetre kalınlığında hormon içeren bir halkadır. Doğum kontrol haplarında da bulunan östrojen ve progesteron hormonlarını içeren halka kullanıcı tarafından vajina içerisine yerleştirilir. Yerleştirilmesi son derece kolay ve ağrısızdır. Vajinal halka 3 hafta boyunca (doğum kontrol hapları gibi aynı zaman ve sürede) yerinde kalarak hormon salgılar. Üçüncü haftanın sonunda çıkarılarak 1 hafta kullanıma ara verilir. Bu süre içinde adet kanaması gerçekleşir. 1 haftalık aradan sonra yeni bir halka yerleştirilerek kullanıma devam edilir.
Sadece progesteron içeren vajinal halkalar uzun yıllardır dünyada kullanılmaktaydı. 3 ile 6 ay süreyle yerinde kalan ve hormon salgılayan bu yöntem sıkça görülen adet düzensizlikleri ve etkinliğin nispeten düşük olması (%3-6 başarısızlık) nedeni ile yaygın kullanım alanı bulamamıştı. Geçtiğimiz yıllarda ABD’de ilaç ve gıda dairesinin onayını alarak kullanıma sunulan yeni yöntemde ise her iki hormonun da bulunması bu olumsuz etkileri ortadan kaldırdı. Üstelik içerdiği östrojen hormonu piyasada bulunan en düşük dozlu doğum kontrol haplarından bile daha düşük. Şu anda kullanılan en düşük dozlu doğum kontrol hapı 20 mikrogram östrojen içerirken halka 15 mikrogram östrojen içermektedir.Vaginal halkanın takılması tampon yerleştirilmesine benzer. Bariyer bir yöntem olmadığı için yanlış takılması nedeni ile etkinliğin azalması söz konusu değildir. İlk kullanımda adet kanaması içinde takılması gerekmektedir.

Vajinal halkanın etkinliği doğum kontrol hapları ile benzerdir. Bir yıllık kullanım sonrası başarısızlık oranı %0.7’den daha düşüktür.  Hergün hap almayı gerektirmez. Unutulması söz konusu değildir. Kullanımı son derece kolaydır. Vajinada rahatsızlık oluşturmaz. Çok düşük doz hormon kullanılır. Etkinliği çok yüksektir. Kullanıma son verildiğinde de doğurganlık hemen geri döner. Haplarda olduğu gibi ara kanamalar sıkça görülmez.

Vajinal halka doğum kontrol haplarının içeriğindeki aynı tür hormonları içerdiği için olduğu gibi istenmeyen gebeliklerin önlenmesi dışında bazı sağlık yararlarını da birlikte getirir. Örneğin yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır,adet kanaması sırasında görülen kramp ve ağrıları azaltır. Kanama miktarını azaltır.

Ancak bazen vajinal halka kullanımı sırasında bazı istenmeyen etkiler ortaya çıkabilir. Bunlar vajinal akıntıda artış, vajinal enfeksiyon, ara kanamalar, bulantı, memelerde hassasiyet v.s.

Eğer göğüs ve bacaklarda şiddetli ağrı, şiddetli karın ağrısı, nefes almada güçlük, ani görme kaybı ya da bozuklukları, şiddetli başağrısı gibi şikayetleriniz ortaya çıkarsa mutlaka doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.

Östrojen veya doğum kontrol hapı kullanması sakıncalı olan kişiler vajinal halka kullanmamalıdır. Bunlara örnek olarak 35 yaş üstü sigara içen kadınlar, şeker hastaları, pıhtılaşma bozukluğu olanlar sayılabilir. Vajinal halka mutlaka doktor önerisi ile kullanılmalıdır.

Vajinal halka için doğru pozisyon yoktur. Bariyer yöntem olmadığı için yanlış yerleştirmeye bağlı etkide azalma olmaz. Eğer yerleştirme sonrası rahatsızlık hissederseniz halkayı biraz daha yukarıya doğru itebilirsiniz. Vajinal halkanın düşmesi son derece nadir karşılaşılan bir durumdur ve %3’den daha az kullanıcıda görülür. Düşmesi halinde hemen yeniden yerleştirilebilir. Yerleştirmeden önce soğuk suyla yıkanmasında bir sakınca yoktur. Eğer halka 3 saatten daha fazla süreyle dışarıda kalırsa yeniden takıldıktan sonra 7 gün süreyle ek bir yöntem kullanılmalıdır.

Halkanın koruyuculuğu 3 haftanın sonunda ortadan kalkar

 

Aylık İğneler:

Ayda bir veya 3 ayda bir kullanılır. İçerisinde bulunan progesteron hormonu sayesinde spermlerin rahim ağzından geçişini ve yumurtlamayı engeller.

Aylık iğne (Mesigyna) östrojen ve progesteron hormonu içerir, adetin ilk gününde kas içine yapılır, 1 ay boyunca etkili olarak korunma sağlar, enjeksiyon her ay yenilenir.

3 aylık iğne (Depoprovera) ise yalnızca progesteron hormonu içerir, adetin ilk 3 günü içinde kas içine yapılır, korunma süresi 3 ay kadar sürer, enjeksiyon düzenli olarak 3 ayda bir tekrarlanır. Ancak bazı kadınlarda adet düzensizliğine, adet görememe (amenore), lekelenme gibi şikayetlere  yol açabilir. Ancak bu düzensizliğin kadın sağlığı üzerine olumsuz bir etkisi yoktur, iğneler kesildikten bir süre sonra düzelir. Baş ağrısı, sinirlilik gibi yan etkiler ortaya çıkabilir.

Adet kanamaları düzensiz, memede şüpheli kitle veya kanser varlığı ya da karaciğerde bir sorun varsa koruyucu iğneler önerilmez. Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı kadınların bu iğneleri de kullanması sakıncalıdır.

 

Tüp Ligasyonu (Tüplerin Bağlanması):

Genel anestezi altında ameliyathane koşullarında çoğunlukla laparoskopik yöntemle her iki taraftaki  kanalların bağlanması yöntemidir. Böylece yumurtalıklardan atılan yumurtanın sperm ile karşılaşması engellenir, döllenme kesinlikle önlenmiş olur. Ameliyattan sonra korunma hemen başlar ve kadın kesinlikle bir daha gebe kalamaz.

Adet düzenini etkilemez. Cinsel hayatı etkilemez. Hamile kalması ruhsal ve sağlık açısından sakıncalı olan kadınlarda ideal bir yöntemdir.

Tüpler bağlandıktan sonra tekrar kanal için yapılan cerrahi operasyonların başarı şansı düşüktür. Tüpleri bağlandıktan sonra tekrar hamile kalmayı isteyenlere tüp bebek yöntemi önerilir.

 

Erkekte Sperm Kanallarının Bağlanması (Vazektomi):

Vazektomi spermin geçtiği kanalların kesilmesi yada bağlanmasıdır. Küçük bir operasyondur ancak geriye  dönüşü yoktur. Genellikle lokal anestezi altında ürolog ya da bu konuda özel eğitim almış uzmanlar tarafından yapılır, 15-20 dk süren operasyon kansız ve ağrısızdır, deri üzerinde iz bırakmaz, komplikasyon oranı çok düşüktür. Hastanede kalmayı gerektirmez.

Erkeklik gücünde bir azalma veya değişme yaratmaz, cinsel arzuyu ve sertleşmeyi etkilemez. Erkek menisinin miktarı ve görünümü değişmez, ancak meni içinde artık döllenmeyi sağlayan sperm hücresi bulunmaz. Koruyuculuğu hemen başlamaz. Operasyon sonrası ilk 20 ilişkide meni içinde hala canlı sperm hücresi bulunabileceğinden ilk dönemlerde korunmak gerekir.

Daha fazla çocuk istemeyen veya hamile kalması sağlık açısından tehlikeli olan bayanların eşleri için ideal bir yöntemdir.Lokal anestezik maddeye karşı allerji, operasyon bölgesinde enfeksiyon, hematom, ağrı gibi yan etkiler nadiren görülebilir.

 

Doğum Kontrol Hapları (Oral Kontraseptifler):

Kombine oral kontraseptif adı verilen doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron hormonlarını içerir. En yaygın kullanılan yöntemler arasında yer alır. Düzenli kullanıldığında koruyuculuğu %99.9 lara varır. Günde 1 kez düzenli olarak  alındığı zaman hamileliği önler ve etkisi sadece kullanıldığı süre için geçerlidir.

Haplar çoğunlukla 21 tanedir ancak 28 tane olanları da var ve genellikle kullanılmaya adet kanamasının 1. günü başlanır, her gün aynı saatte içilmesi gerekir, kutu içindeki ilaçların tümü bittiği takdirde 7 gün ara verilir ve ertesi gün yeniden yeni bir kutu ilaca başlanır. Haplar bittikten bir kaç gün sonra normal adet kanaması görülür. İlaçlar östrojen hormonu sayesinde yumurtlamayı, döllenmiş yumurtanın olgunlaşmasını ve rahime yerleşmesini engeller, progesteron hormonu ise spermlerin rahim ağzından geçişini engeller.

Evlenecek kişiler evlenmeden 1 ay önce hap kullanmaya başlamalıdır. Ancak kullanmaya başlamadan evvel bir uzmana danışmak gerekmektedir.

 

Doğum kontrol haplarının faydaları:

  • Rahim ve yumurtalık kanseri riskini azaltır,
  • iyi huylu meme hastalıkları (fibrokist vs.)daha az görülür
  • Dış gebelik riski azalır,
  • Endometriozis ve yumurtalık kistlerini tedavi eder,
  • Yumurtalık kanalları (tüpler) iltihabı daha az görülür,
  • Adet kanamaları düzene girer, süresi ve miktarı azalır,
  • Adet döneminde görülen ağrıları azaltır,
  • Akne ve anormal kıllanmayı azaltır,
  • Kansızlık azalır, demir eksikliği anemisi riskini azaltır,
  • Kemik yoğunluğu artar, osteoporoz riskini azaltır.

 

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  • OKS (oral kontraseptif) kullanılacak ise sigara içilmemelidir,
  • Yaşınız 35’den fazla ve aynı zamanda sigara içiyorsanız sigarayı bırakmalı veya başka bir korunma yöntemi seçmelisiniz.
  • Kullanmaya başlamadan önce mutlaka bir jinekolog tarafından muayene olmanızda fayda var belki bazı kan tetkikleri, meme muayenesi, karaciğer, kalp ve damar hastalıkları acısından incelenmekte fayda var .
  • Hipertansiyon problemi olan veya tromboflebit gibi pıhtılaşma problemi olan ya da safra kesesi taşı olan kadınlarda OKS kullanımı önerilmez.
  • Hapları mutlaka düzenli almalısınız, 3 gün bile  unutulduğu takdirde koruyuculuğunu yitirir. İlk aylarda adet düzensizlikleri, lekelenme görülebilir. Bulantı, baş ağrısı, adet kanamasında azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı ve depresyon gibi yan etkiler görülebilir.
  • Doğum kontrol hapı kullanan bayanların yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamalrı ve düzenli olarak pap smear testi yaptırmaları gerekmektedir.

 

Doğum Kontrol Hapları Kilo Aldırır mı?

Doğum kontrol haplarının içerisinde bulunan progesteron hormonu vücutta su ve tuz tutulumuna, dolayısıyla ödem ve şişliğe neden olabilir. Östrojen hormonu beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına sebep olabilir, ancak şu an piyasada bulunan düşük doz östrojen içeren hapların iştah artışına ve kilo alımına neden olmadığı belirtilmektedir.

 

Geri Çekme Yöntemi Etkili Bir Doğum Kontrol Yöntemi midir?

Dünyada hala en sık kullanılan, özellikle geri kalmış ülkelerde tercih edilen doğum kontrol yöntemi “koitus interruptus” yani geri çekme yöntemidir. Bu yöntemi kullanırken sıklıkla yapılan hata, spermlerin yalnızca ejakulasyon sıvısında (meni) bulunduğunun sanılmasıdır. Halbuki ejakülasyon öncesi dönemde (boşalmadan önce) penisten dışarı akan az miktardaki şeffaf ve kaygan sıvıda da spermler az miktarda da olsa bulunmaktadır. Ve sağlıklı erkeklerde bu az sayıdaki spermler bile gebeliği başlatmak için yeterli olabilmektedir.

 

Tam Bir Cinsel Birleşme Olmadan Gebe Kalınabilir mi?

Gerçek bir birleşme olmadan da gebe kalmak mümkündür. Bu, oldukça düşük bir ihtimal olmasına karşın, özellikle vajinanın giriş kısmına yakın olan boşalmada spermlerin bir kısmının vajinaya girebilir, buradan da genital kanalın içine doğru ilerleyerek  gebe kalınmasına neden olabilir.

 

Ertesi Gün Hapları Sık Kullanmak Kısırlık Yapar mı?

Bu haplar düzenli cinsel hayatı olan kişiler için uygun bir doğum kontrol yöntemi değildir, ancak korunmasız cinsel ilişki sonrası acil durumlarda (prezervatif yırtılması, delinmesi gibi), tecavüz gibi istenmeyen durumlarda geçici başvurulması gereken bir yöntemdir, ayrıca doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı kişilerin bu yöntemi kullanması da yüksek hormon içeriğinden ötürü sakıncalıdır, kısırlığa neden olmaz, etkisi kullanıldığı ay içinde geçerlidir.

 

Doğum Kontrol Hapı Kullanılırken Hap İçilmesi Unutulduğunda Ne Yapmalıdır?

Eğer tek bir hap içilmesi unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara yine aynı saatte ve gününde devam edilmelidir. Ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur. Eğer ardarda 2 gün hap içilmesi unutulursa takip eden 2 gün 2’şer tane hap alınır ve ek bir korunma yöntemi uygulaması önerilir. Eğer 2’den fazla hap içilmesi unutulursa paket kullanımı sonlandırılmalıdır.

 

Emziren Kadınların Gebe Kalmadığı Düşüncesi Doğru mu?

Emziren kadınlarda prolaktin denen süt hormon düzeyi yükselir, bu hormon yumurtlamayı baskılayarak yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Bebeğini düzenli olarak emziren bir kadın, doğum sonrası ilk 4-6 ay boyunca gebelikten korunabilir. Ancak ilerleyen aylarda bebeğe ek gıdalar vermeye başlayacağından daha az emzirecek ve daha az prolaktin salgılanacaktır. Bu nedenle emzirmeye rağmen yumurtlama ve yeni bir hamilelik gerçekleşebilir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmemelidir. Adet kanamaları başladığı andan itibaren anne bebeğini yalnızca anne sütüyle besliyor olsa dahi gebelikten korunmak için bir yöntem uygulamaya başlamalıdır. Lohusalık dönemindeki kanamalar (ilk 6 hafta) adet kanaması olarak değerlendirilmez, koruyucu bir yöntem uygulamaya gerek yoktur.

 

Doğum Sonrası Hangi Doğum Kontrol Yöntemi Kullanılabilir?

Bebeğini emzirmek istemeyen anneler doğum kontrol hapına başlayabilir. Emziren anneler ise düşük doz progesteron içeren doğum kontrol hapları (minipill) kullanabilir. Rahim içi araç doğumdan 6 hafta sonra takılabilir. Daha fazla çocuk istemeyen çiftler cerrahi yöntemleri ( tüplerin bağlanması ) tercih edebilir.

 

Spiral Mutlaka Adet Kanamasının Olduğu Günlerde mi Takılmalıdır?

Adet kanamasının olduğu günler kişinin hamile olmadığının göstergesidir ve rahim ağzı kan akışından dolayı hafifçe açılmıştır, bu şekilde işlem daha kolay gerçekleştirilir, hasta daha az acı hisseder, hatta hiç acı hissetmez. Hamile olmadığından emin olunan durumlarda kişinin isteğine bağlı herhangi bir gün de spiral takılabilir.

 

Doğum Yapmamış Kadınlara Spiral Uygulanabilir mi?

Etkili başka bir yöntem bulunamadığında uygulanabilir. Ancak genel olarak hekimlerce önerilmez.

 

Tüplerin Bağlanması Menopoza Girmeme Sebep Olur mu?

Tüplerin bağlanması sadece yumurtalıklardan salınan yumurta hücresinin kanalda ilerleyerek sperm hücresiyle buluşmasını engeller, kanallar kapatıldığı için döllenme gerçekleşemez. Bu işlem esnasında yumurtalıklara dokunulmadığı için yumurta üretimi devam eder ve adet düzeni normal seyrinde gerçekleşir.

 

Menopoza Girmek Üzere Olduğum Halde Hamile Kalma Riskim Var mı?

Menopoz öncesi dönemde (premenopoz) adet düzensizliği, adetlerde gecikme sık görülür. Ancak doğurganlık ve gebe kalma olasılığı devam etmektedir. Bu sebeple etkili bir korunma yöntemine devam edilmelidir.

 

Menopoz Öncesi Uygun Korunma Yöntemi Nedir?

Spiral (bakırlı veya hormonlu) bu dönemde uygulanabilecek en uygun doğum kontrol yöntemidir. Menopoza girildiğine emin olunduktan sonra spiral çıkartılabilir.

 

Koruyucu İmplantlar:

İmplant, yalnızca eğitimli uzmanlar tarafından uygulanması gereken, üst kolun iç bölgesi cilt altına yerleştirilen kibrit çöpüne benzeyen 4 cm boyunda 2 mm eninde küçük plastik bir çubuktur. Progesteron hormonu içerir. Yumurtalıklardan yumurta atılmasını engelleyerek ve rahim iç dokusunu inceltip bebeğin yerleşmesine izin vermeyerek etki eder. Ayrıca rahim girişindeki salgıyı kalınlaştırıp spermin rahim içine doğru ilerlemesini önler.

Her gün vücuda düşük miktarlarda progesteron hormonu salgılayarak 3 yıl boyunca kadını gebelikten korur. Uygulandıktan 8 saat sonra korumaya başlar. İstenildiği zaman çıkartılabilir, doğurganlık 1 hafta içinde geri döner.

İmplant adet kanamasının ilk 5 günü içinde uygulanır. Aktif olarak kullanılmayan kolun üst kısmına küçük bir cerrahi işlemle yerleştirilir. Lokal anestezi altında yapılan implant takma işlemi 1-2 dk sürer. Çıkartılmak istenirse yine cerrahi bir işlemle çıkartılır. Emziren  kadınlar, diğer korunma yöntemleri uygun olmayanlar rahatlıkla kullanabilir. Doğum sonrası anne emzirmiyorsa doğumdan 21-28 gün sonra, emziriyorsa doğumdan 6 hafta sonra takılır. Gebeliği önlemede çok etkili bir yöntemdir, koruyuculuğu %99.3’tür. Başarısızlık oranı %1’in altındadır. Kolay, rahat, etkinliği son derece yüksek, uzun süreli, güvenilir, her gün alınması veya hatırlanması gerekmeyen, istenildiği anda geri dönebilen, emziren kadınların da kullanabileceği, cinsel yaşantıyı etkilemeyen bir yöntemdir. Ancak İmplant, yumurtlamayı engellediği için kadının adet düzeni değişebilir, adet kanamaları azalabilir, hatta hiç adet görmeyebilir. Adet görülmemesi gebelik korkusuna sebep olmamalıdır. Kullanmayı düşünen kadınların adet düzenindeki olası değişiklikleri de kabul etmesi gerekir. Ayrıca baş ağrısı, kilo değişikliği, memelerde hassasiyet görülebilir.

Gebe veya gebelik şüphesi olanlar, karaciğer hastalığı olanlar, selim veya habis karaciğer tümörü olanlar,tanısı konulmamış vaginal kanaması olanlar, sentetik progesteron kullanamayanlar, implant bileşenlerine allerjisi olanlar
Meme kanseri veya şüphesi olanlar için bu korunma yöntemi uygun değildir.